1. Arapça ve İslami ilimlere yönelik akademik eğitime katılmak isteyenleri hazırlamak.

Gerek Türkiye ve Malezya gibi Müslüman ülkelerde, gerekse diğer Avrupa ülkelerinde Arapça bilmeyen çok sayıda Müslüman öğrenci bulunmakta, İslami ilimlerde eğitim görmek istemekte ve İslami ilimlere erişimin anahtarının iyi derecede Arapça bilmek olduğunun farkındadırlar. Zira Arapça, Kur’an’ın, hadisin, sahâbenin, selef-i salihinin ve ümmetin çoğu aliminin dilidir. Kur’an’ı anlamanın, sünnetin manalarını idrak etmenin ve geniş İslami mirası incelemenin, bu dili iyi bir şekilde bilmekten başka hiçbir yolu yoktur. O nedenle bu eğitim seti öncelikli olarak öğrenci gruplarını hedef almaktadır. Ancak bu kesinlikle iletişim dili olmadığı veya modern dilin ve doğru tekniklerinin ihmal edildiği anlamına gelmemekle birlikte günümüzde konuşma dili olarak kullanılan lehçelere bu sette hiç yer verilmemiştir. Nitekim seti hazırlayan komisyon, İslami ilimleri öğrenmek isteyenler için bu lehçelerin önemli olmadığı, aksine fasih Arapça dilinin pekişmesi ve yerleşmesine engel olduğu kanaatindedir. Dolayısıyla bu sette, gerek eski dilde kültür mirasının anlaşılmasına yardımcı olmaya yönelik cümleler, gerekse günümüzde yaygın olarak kullanılan, ses, nahiv, sarf ve delalet yönleri dikkate alınarak kültürel mirasın diline uygun ve modern çağda insanların konuşmalarına yakın cümleler için temel olarak Kur’anî deyimlere ağırlık verilmiştir. Kur’anî deyimlere verdiği önem yönünden bu set oldukça başarılıdır ve geçmiş ile günümüz arasında bir buluşma sağlayarak modern diyalog tekniklerini de dikkate almıştır.


2. Öğrenciye dil becerileri kazandırmak.

Dil öğreniminde temel olan, temel becerileri öğrenmektir. Zira dil öğretiminde öğrenebilmek oldukça önemlidir. Ancak öğrenci, dil becerileri kazanıncaya kadar bilgileri yeterince pekiştiremez. Dolayısıyla öğrencinin içerisinde yaşadığı yaşamın farklı alanları için eğitici yöntemlerle dili pratik olarak kullanması ve kendisini nasıl ifade edebileceğini sergilemesi kaçınılmazdır. Buradan hareketle setimizde, öğrenciye dil deneyimi kazandırma ilkesi esas alınmıştır ve bu teknik, dilsel yeterlilik veya beceriler olarak tanımlanabilir. Dilsel yeterlilik, konuşmacı veya dinleyicinin, konuşma sürecini ilerleten sınırsız sayıda cümle içerisinden dilin temel kurallarına göre çok sayıda cümle üretebilme yeteneğidir. Dolayısıyla öğrenci, bu yeterliliği kazanabilmek için dinleme ve konuşma açısından anadilini konuşanlara yakın bir dil yeteneği edinebileceği çok sayıda alıştırmaya ihtiyaç duyar. Bu nedenle setimizde, öğrencinin Arapça cümle kurabilme yeteneğini geliştiren alıştırmalara büyük bir özen gösterilerek dersler, bilgilendirici olmaktan çok eğitici hale getirilmiştir. Ancak bunlar pekiştirici değil, öğretici niteliktedir. Amaç öğrenciye, aslına uygun doğru bir Arap dili eğitimine paralel olarak Arapça lafızlarla manayı aktarabileceği bir ifade yeteneği ile sanal bir analiz ve senteze bağlı olmaksızın Arapça ifadeleri doğru bir şekilde anlama yeteneği kazandırmaktır ki buna bir bütün olarak dilsel yetenek denir.


3. Öğrenciye Arapça konuşan kişilerle sözlü ve yazılı iletişim yeteneği kazandırmak ve buna özel dilsel yapıları öğrenmelerini sağlamak.

Dil öğrenme süreci bir beceri eğitimi olduğundan, öğretici kitapların amacı, konuşma, okuma, dinleme ve yazma yönünden öğrenciye dil becerileri kazandırmak olmalıdır. Yine iletişim, dil öğrenen ve akıcı konuşmak isteyenlerin en önemli amaçlarından biri olduğundan, setimizde etkin iletişim yolu olan konuşma ve ifade becerilerinde oldukça titizlik gösterilmiştir. Ayrıca öğrencinin en üst düzeyde anlama ve anlatmasını sağlayan dil kalıplarına önem verilmiştir. İletişim ile ifade edilen doğal olarak bu iki yaklaşımdır. Buradan hareketle setimize, geleneksel odaklanmanın yanı sıra tamamlayıcı beceriler olan ifade, nahiv, imla ve hat becerileri de eklenmiştir. Çünkü iletişim, bu tamamlayıcı becerileri de gerektirmekte, dilsel yeterliliğin üst düzeye çıkmasını sağlamaktadır. Böylece gerek yazarak ve konuşarak, gerekse dinleyerek ve okuyarak dilsel iletişim sürecini oluşacak şekilde bilgi alışverişi yoluyla iyi bir iletişim yeteneği geliştirilmektedir.


4. Öğrenciye, Arap dili ile düşünme ve muhakeme yeteneği kazandırmak üzere ihtiyaç duyduğu Arap dili kültürü sunmak

Arap kültürünü aşinalık düzeyinde bilmeyenler Arapça’da akıcılık kazanamaz. Setimizde Arap kültürünün yanı sıra Osmanlı kültürüne de yer verilmekle birlikte bu yaklaşım dil-kültür bağını kurma hedefinden uzak değildir. Zira Osmanlı kültürü, asırlar boyunca Arap kültürünün bir uzantısı olmuş, İslam öncesi Arap kültüründen, İslami asırlara ve modern kültüre kadar pek çok geçişler yaşanmıştır. Dolayısıyla Arap dilini öğretmeyi amaçlayan kitapların, gerek Arap tarihi boyunca Arap kültürünü, gerekse asırlar boyunca Arap kültürü ile önemli ölçüde iç içe geçmiş Osmanlı kültürünü içermesi gerekir. Buradan hareketle öğrenci bu sette, İslam öncesinden başlayıp Osmanlı dönemi ve modern çağa uzanan Arap kültüründen kesitler bulacaktır. Dilin geçmiş ve günümüz tarih ve kültürü ile ilişkilendirilmesi, öğrencinin anlayışını, Arapça düşünebilme ve Araplarca bilinen akışıyla muhakeme ve dolayısıyla Araplar gibi veya onlara yakın bir düzeyde ifade, anlama, konuşma ve anlatma becerilerini yükselten bir faktördür. Bu da genel olarak Arapça, özel olarak İslami ilimler öğrenmek isteyenler için gereklidir.


5. Dünya kültürleri ile uyum içinde Arap-İslam kültürü sunmak.

Arap-İslam kültürü dünya kültürüne önemli katkı ve etkilerde bulunmuştur. İzole her kültür kendi halkına, zamanına ve yerine kısıtlı kalır. Arap kültürü ise tabiatı gereği evrensel olan İslam dini ile olan alakası nedeniyle ebedi bir mesaj taşıdığından evrensel bir kültürdür ve Arap kültürünün bu temel yönünü öne çıkararak aktarmak gereklidir. Bu nedenle setimizde evrensel insani boyuta sahip Arap kültürünün simgeleri yer almış, ortak ahlaki değerler ve başkalarıyla bir arada yaşam, görüşlerine saygı ve en güzel şekilde iletişim zorunluluğu üzerinde durulmuştur. Bu sette öğrencinin eğitildiği dilsel bağlam, Müslümanların inandığı yüce değerleri vurgulayarak ve diğer kültürlere inananları da tanıyarak kültürler arası iletişime hizmet edecek şekilde hazırlanmıştır. Eğitimsel mesajının yanında ahlaki bir mesaja da sahip olan bu setteki metinler, halklar arasında iş birliği, bir arada yaşam ve yüce insani değerleri yerleştirme yolunda Arap kültürünün özü olan İslam kültürünün evrensel vizyonunu teşvik eder. Zira Arap-İslam kültürü bu mesajı taşır, güçlendirir ve buna çağrıda bulunur.

Arapça öğretiminde mükemmelliği yakalamak ve anadili Arapça olmayanları Arapça konuşabilir hale getirmek amacıyla modern eğitim tekniklerini kullanarak çeşitli formlarıyla Arapça’nın İslam Kültürü ile bağını kurmak.

Kur’an-ı Kerim kelimelerine dayalı, beceri entegrasyonu ve öğrencinin ihtiyaçlarını karşılayacak tamamlayıcı etkinlikleri temel alan başarılı bir müfredat yoluyla Arap dilini öğretmek.

Ana dili Arapça olmayanlar için Arap dili eğitimine yönelik hazırlanmış bir müfredat olup öğrencilere çeşitli dil becerileri kazandırmayı hedeflemektedir. Bununla birlikte Arapçayı eğitim hayatlarında ve gündelik yaşamlarında kullanabilecek bir düzeye taşımayı öncelik haline getiren set, Arapça ve İslami ilimlere yönelik akademik eğitime istekli öğrencileri hazırlamayı ve Arapça bildiği halde uzmanlık düzeyinde profesyonel bir dil kazanmak isteyenlerin dilsel performanslarını geliştirmeyi amaçlar.



X